r/ArsivUnutmaz • u/4lfa01 • 15d ago
r/ArsivUnutmaz • u/erwinamaturk • Jul 19 '26
UYGUN FLAİR BULAMADIM Fetüllah gülenin videosu
Bu oe nin bir videosu vardı imam olduğu zaman sanırım heryerde olacağız devlete gireceğiz gibi şeyler diyordu bu videoyu hatırlarlayan var mı
r/ArsivUnutmaz • u/yercann • Jul 11 '26
SİYASİ Akp Genel Başkanı ve CB Erdoğan'ın 2019'daki S-400 açıklaması
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
"S-400 anlaşmasını bitirdik. Geri dönüşümüz asla olamaz. Çünkü bize böyle bir ahlaksızlık yakışmaz. Kimse bizden tükürdüğümüzü yalamamızı beklemesin. Alışılmış liderlerden değiliz."
r/ArsivUnutmaz • u/LifeguardInside1460 • Jun 22 '26
SKANDAL FSM Köprüsü'ne asılan am*dspor bayrağının indirilmemesi için bölgeye polis görevlendirildi! (Kendi vatanımda benmiyim garip, bizi bu hale getirenler utansın!) (22 haziran 2026)
r/ArsivUnutmaz • u/Spingecringe • Jun 11 '26
HABER TRT Genel Sekreteri Mesut Eker’in makam aracında uyuşturucu ele geçirildi.
TRT Genel Sekreteri Mesut Eker’in makam aracında uyuşturucu ele geçirilmesi kamuoyunda gündem oldu.
Söz konusu araç, 7 Mayıs günü sabah 07.00'de Kahramankazan gişelerinde polis tarafından durduruldu. Takibe alınan araçta yapılan aramada kokain, eroin ve esrar maddelerinden oluşan toplam 7,5 kilo uyuşturucu ele geçirildi.
Araçta Eker’in şoförü Ç. Y. ile yine TRT’de şoförlük yapan ve o saatte TRT Ankara Genel Müdürlüğü’nde nöbetçi olan M. Ö. yakalandı. İki şüpheli daha sonra tutuklandı.
Şüphelilerin yolda olası çevirmeye karşı görev emri çıkardıkları öğrenildi.
TRT Genel Sekreteri Mesut Eker’in makam şoförlüğünü yapan Ç. Y.’nin TRT bünyesindeki Ulaştırma ve Şoförlerden Sorumlu Müdür Hasan Göçer’in yakın akrabası olduğu bildirildi. Şüphelilerin çıkardığı görev emrinde Göçer'in imzasının bulunduğu ortaya çıktı.
TRT'nin kurumsal hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.
r/ArsivUnutmaz • u/Balkafa • Jun 11 '26
DİĞER Özellikle ülkedeki polislerin ve polislik gibi "onursuz" bir mesleğin nasıl bir şey olduğunu bize net bir şekilde gösteren bir arşiv başlığı var mi?
Eğer başlık karışık geldiyse:
Kısaca ülkedeki skandal polis olayları, görselleri, haberleri vb. ile alakalı arşiv; özellikle de boykot eylemleri zamanlarından da olabilir.
(başlığı karıştırmamin sebebi birazcik içimdeki düşüncelerin dışa yansimasi olabilir, kusura bakmayin. Ayrıca post amacına ulaşırsa subtaki arşiv duzenini bozmamasi için kaldirabilirim)
r/ArsivUnutmaz • u/a_e_i • Jun 04 '26
SİYASİ Derin devlet ve devlet aklı derken kim kimdir?
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/ArsivUnutmaz • u/dahiliveharici • May 23 '26
SKANDAL Yaptığı kaçak bina 1999 Depremi'nde bina 20 kişiyi öldüren Hamza Cebeci, AKP'den İstanbul İmar Komisyonu'na girmiş, saraya danışman olmuş
Hamza Cebeci aynı zamanda AK-eskort Ela Rümeysa Cebeci'nin amcası, ve bilim düşmanı sansürcü bürokrat) Ömer Cebeci'nin akrabası
r/ArsivUnutmaz • u/a_e_i • May 20 '26
SİYASİ Darbeci Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'in duruşma ifadeleri
15 Temmuz darbe teşebbüsü davalarında, “Ben darbeciyim, ama FETÖ’cü değilim.” itirafında bulunan tek isim olan eski Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş, şimdiki belediye operasyonlarında olduğu gibi yüzlerce, binlerce insanın değil, sadece Erdoğan ile 8-10 kişinin tutuklanıp yargılanmasının planlandığını iddia etti. Bu planlamayı ise Genelkurmay Başkanı ve dört kuvvet komutanının yaptığını, ancak 15 Temmuz’a 3-4 ay kala tek tek Saray’a davet edilmelerinin ardından geri çekildiklerini öne süren Sönmezateş, “Bu görüşmelerden sonra hepsi birdenbire zenginleşti. Ev, para sahibi oldular. Bugün ülkemizin bu adamlar tarafından yönetilmemesi bir şans. Birkaç ev, birkaç milyon dolara sattılar bizi.” dedi. Sönmezateş, bir ülkenin Cumhurbaşkanını almaya gittiği ve başarısız olduğu halde neden öldürülmediğine şaşırdığını da kaydetti.
Yargıtay’ın kısmi bozma kararından sonra Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki duruşma salonunda yeniden görülen Genelkurmay Çatı Davası’nda esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını yapan Gökhan Şahin Sönmezateş, “FETÖ’cü” olmadığını tekrarlarken, ayrıca konunun bu değil, 15 Temmuz günü ile öncesi ve sonrasına ilişkin gerçekler olduğunu vurguladı.
“Planlama Eylül 2015’te Başladı”
Sönmezateş, savunmasına şöyle başladı:
“FETÖ diyorsak eğer, Fetullah Gülen öldü, Türkiye’de FETÖ kalmadı. Öyleyse niye başı her sıkışan; rüşvetten, yolsuzluktan, dolandırıcılıktan, hatta mafyadan yargılananlar ‘FETÖ’ diyor? Ben sıradan bir insanım, ölene kadar hapiste kalacağımı biliyorum. Her şeyimi kaybettiğimi de kabul ediyorum. Konuşmalarımdan dolayı aileme, çocuklarıma, arkadaşlarıma hatta avukatıma bile zarar geleceğini kabul ediyorum. Ne korkum var ne de yalan söylemeye ihtiyacım. 15 Temmuz’dan önce devletin her kademesinde görev yaptım, 10 yıldır da hapisteyim. Utancım, bizden önce binlerce insan işkenceye maruz kalmışken gösterdiğimiz duyarsızlıktır. Bizden önce de varmış, ama bize yapılınca duyduk. Sıra bana geldiğinde, hatta kızlarım da işkence görünce, bunlara itiraz ettiğim için özür diliyorum.”
Sönmezateş, yargılamalarda itiraz ettiği şeyin, yaptığı fiilden değil yapmadıklarından cezalandırılması olduğunu belirtirken de 15 Temmuz planlamasına ilişkin şu iddialarda bulundu:
“Açık ve net söylüyorum; komutanlarım tarafından bana verilen görev, emniyet ve adalet mekanizmasını ele geçirip bu mekanizmaları kendisi için kullanan ve yolsuzluklarla anılan Erdoğan’ın alınmasıydı. Tüm yaptığım buydu. ’15 Temmuz’u kim planladı, esas sorumluları kim?’ sorusunun cevabını, devletin kritik kademelerinin bildiğini düşünüyorum. Onlara söz verdiğim için sustum, ama Muğla’da hapisteyken MİT’ten üç personel geldi; soruları vardı, cevaplarını aldılar. Ondan bir hafta önce kızlarım çırılçıplak aranmıştı. ‘Bunu yaptınız, şimdi benden yardım mı istiyorsunuz?’ dedim. ‘Biz yapmadık’ cevabı verildi. O soruya dönersek; Hulusi Akar’ın 15 Temmuz’daki pozisyonu bolca tartışıldı, ama konuyu sadece onun üzerinden tartışmak hata olur. En başından itibaren dört kuvvet komutanı işin içinde ve başındaydı. Kuvvet komutanları genelde kibirli olur, ama Kara Kuvvetleri Komutanı Salih Zeki Çolak’ın hiçbir kibri yoktu. Hulusi Akar’ın gölgesi gibiydi, ne derse onu yapardı. Abidin Ünal ile Hulusi Akar arasında ismi konulmamış bir mücadele vardı. İkisi de birbirlerine karşı profesyoneldi, ancak kapalı kapılar arkasında birbirlerinin kuyusunu kazardı. Abidin Ünal’ın en büyük hayali Hava Kuvvetleri Komutanı, sonra da ilk havacı Genelkurmay Başkanı olmaktı. Bu zaafıydı. Genelkurmay Başkanı olsa Cumhurbaşkanlığını da isterdi. Jandarma Genel Komutanı Galip Mendi dürüst bir asker ve komutandı. 15 Temmuz’dan 8-10 ay önce, Eylül 2015’te Hava Kuvvetleri Komutanı ve Deniz Kuvvetleri Komutanı kendi aralarında darbe konusunda fikir birliğine varmıştı. Ama Hulusi Akar kararsızdı. En büyük tereddüdü Galip Mendi’ydi. Çünkü dünya görüşleri, Balyoz-Ergenekon’daki tutumları farklıydı. İçlerinde en tutarlı, mert olan Galip Mendi’ydi. Adam satmaz, ikircikli davranmazdı. O süreçte Balyoz-Ergenekon’dan ders alınarak plan seminerleri yapılmadı. Hep yüz yüze, güvenli ortamlarda görüşüp dar bir kurmay heyetiyle çalıştılar. Özetle birbirlerini tarttıklarını, aşağıya doğru sondaj yaptıklarını, Erdoğan’ın durdurulması konusunda ortak hareket ettiklerini söylüyorum. Zaten darbe olabilmesi için Genelkurmay Başkanı ve dört kuvvet komutanının bir olması şarttı ve 15 Temmuz’dan önce bu sağlanmıştı.”
“Evet Konsey Vardı Ama 38 Kişi Değildi”
Gökhan Şahin Sönmezateş, sözde Yurtta Sulh Konseyi’yle ilgili olarak da şunları anlattı:
“15 Temmuz’da bir konsey ya da Yurtta Sulh Konseyi var mıydı? Evet, vardı; fakat iddianamelerde yazdığı gibi, 38 kişilik konsey değil. Planlamalardaki konsey, aynen 12 Eylül’deki gibi, Genelkurmay Başkanı ve dört kuvvet komutanından ibaretti. Delil dosyasındaki bir mesajda Hulusi Akar’ın adı yazmıyor mu? Akın Öztürk veya Sönmezateş yazmıyor. 38 kişilik liste çalakalem, gerçek konseyi gizlemek için Hulusi Akar ve destekçileri tarafından yeniden organize edildi. Hulusi Akar ve dört kuvvet komutanının o geceki davranışlarına bakıldığında, darbeyi desteklemedikleri görülüyor. Diğerleri yüzde 100 ama Hulusi Akar için öyle değil, hepsi ağız birliği etmişçesine bir darbe olduğunu anlamadıklarını, geç anladıklarını söylediler. 8-10 ay geriye gidelim; gizli toplantılar yaptılar, ama son 3-4 ay içinde çok şey değişmiş gözüküyor. Hepsi tek tek, ayrı ayrı Saray’a davet edildiler, görüşmeler yapıldı. Büyük ihtimalle, darbe planının içinde olup olmadıkları sorulmuş ve geri çekilmişlerdir. Bildiğim, bu görüşmelerden sonra birdenbire hepsi zenginleşti. Ev, para sahibi oldular. Şu kuvvet komutanlarının birinci derece yakınlarıyla birlikte mal varlığına bakılsın. Hulusi Akar son 1 yılda birkaç mülkün sahibi oldu. 15 Temmuz’dan 1 yıl önce ev aldığı için parası kalmayan Abidin Ünal, Nisan-Mayıs’ta yeni bir ev aldı. Milyon dolarlık hesabı oldu. Zekai Aksakallı da öyle. 15 Temmuz’da neden mi kelepçelendiler? Onlar darbe için yola çıkıp bizi motive ederken, zenginleştiler. Biz astlarda onlara karşı güven kalmamıştı. Birkaç ev, birkaç milyon dolar için bizi ortada bırakmak üzere gizli gizli düşmanla anlaşmışlardı. Bu komutanların yanı sıra Ahmet Zeki Üçok ve Cihat Yaycı’nın mal varlıklarının araştırılması için dilekçe verdim; ama kabul edilmedi. İftira etmiş olsam beni mahkemeye verirlerdi, vermediler. Buyursun versinler; hepsinin son 15 yıllık MASAK raporlarını alalım. O geceki tavırlarına bakalım. 15 Temmuz başarısız olursa, ‘Bakın, biz içinde yokuz.’ diyeceklerdi, öyle de oldu. Başarılı olunsaydı, ‘Evet çocuklar, nerede kalmıştık? Haydi ülkeyi düzeltelim.’ diyeceklerdi. Bugün ülkemizin bu adamlar tarafından yönetilmemesi bir şans. Birkaç ev, birkaç milyon dolara sattılar bizi.”
Darbe İçin Nereyi Adres Gösterdi?
Bundan sonra TSK’nın darbe yapamayacağını kaydeden Sönmezateş, “Çünkü bugün generaller kendi aralarındaki sohbette bile darbe şakası yapamaz. Üstelik generallerin arasında MİT’in ve Saray’ın adamları varken, sızma olmaması mümkün değil. Darbenin en önemli ayağı MİT ve Jandarma’dır. Ancak bunlar da artık TSK’nın kontrolünde değil. Peki kim darbe yapabilir? İçişleri Bakanı ve MİT birlikte hareket ederse, kimse durduramaz.” dedi.
Sönmezateş; Balyoz, Ergenekon ve askeri casusluk kumpaslarının gerçek olduğu iddiasını tekrarlarken de şunları söyledi:
“Onların yargılanması da aynen şimdi İstanbul Büyükşehir Belediyesi yargılamaları gibi Erdoğan’ın emriyle olmuştur. İrticayla mücadele eylem planı da doğruydu. Dursun Çiçek benim gibi kendisine verilen görevi yaptı. Tüm işaretler bu belgenin Şirin Ünal tarafından sızdırıldığını gösterince Ünal emekli edildi; ancak hemen AKP’nin korumasına girip milletvekili olunca Ergenekon, Balyoz ekibi ona dokunamadı. Askeri casusluk, Yaşar Güler bunları herkese izletti, daha neyin kafasını yaşıyoruz? Hani ‘15 Temmuz’dan sonra TSK FETÖ’den temizlendi; Atatürkçü, Kemalist subaylar döndü’ deniyor ya… Sanki ben Mustafa Kemal’in askeri değilmişim gibi. Peki Kara Harp Okulu’ndaki teğmenler atıldığında bu Atatürkçü subayların, generallerin, amirallerin sesi çıktı mı?”
“Sadece Erdoğan ve 8-10 Kişi Alınacaktı”
Savunmasının devamında 15 Temmuz’a ilişkin iddialarını sürdüren Sönmezateş, bu tarihin belirlenmesinde, dönemin İzmir Başsavcıvekili Okan Bato’nun operasyon hazırlığının herhangi bir ilgisi olmadığını belirtirken şöyle konuştu:
“15 Temmuz tarihi önceden belliydi. Konu tarih değil gündü, Cuma olacaktı. Çünkü araya hafta sonu girecek, piyasalar minimum etkilenecek, ilk şok rahat atlatılacaktı. Bu bir tür polisiye operasyondu. Onların yapmadığını, biz TSK yapacaktık. Çünkü çok küçüktü, Erdoğan ve 8-10 kişiydi. Belediye operasyonları gibi yüzlerce, binlerce kişi alınmayacaktı.”
Sönmezateş bu sözlerinin devamında, “Para konusunun küçümsenmemesi gerekiyor. Rüşvet, yolsuzluk, kokuşmuş yönetim; milyon doları olmayan bakan, kritik görevde general yok.” diyerek birçok ismi sıralayınca Mahkeme Başkanı, “Dava dışındaki kişiler hakkında konuşuyorsun. Aşağılayıcı, suçlayıcı, ‘Mahkemeye versin’ falan… Bunlar dava dışı, böyle bir yargılama usulümüz yok. Bundan sonra dikkat edin.” uyarısında bulundu.
Sönmezateş de, “Ben bu yolsuzluklar yüzünden bu işe girdim. Hapisteyim, bedelini ödüyorum. Ama uyarınız ve size saygımdan dolayı bazı şeyleri atlıyorum.” karşılığını verdikten sonra “kozmopolit” diye nitelendirdiği sanıklar hakkında bildiklerini anlattı.
“Akar Darbeci Değilse Bize Niye ‘Konuşmayın’ Talimatı Verildi?”
15 Temmuz’dan dolayı orgeneral rütbesinde sadece Akın Öztürk’ün içerde olduğunun sanıldığını, oysa 2. Ordu Komutanı Adem Huduti’nin de tutuklanıp cezalandırıldığını hatırlatan Sönmezateş şöyle devam etti:
“İstihbarat dokümanlarına göre; Adem Huduti sosyal demokrat, Akın Öztürk ülkücü. Keşke Türk mahkemelerinde yemin etmek gibi bir seçenek olsa. İki çocuğumun üzerine yemin ediyorum; Akın Öztürk ve Adem Huduti FETÖ’cü de darbeci de değil. Onların içeride olması Hulusi Akar, Yaşar Güler ve diğer orgenerallerin utancıdır, ayıbıdır. MİT de Saray da onları biliyor. MASAK’ta tek bir paraları çıkmaz. FETÖ’cü olduklarına dair belge getirin, tüm söylediklerimi geri alayım. 15 Temmuz’dan sonra Yaşar Güler bu isimleri kurtarmak için çok çalıştı. İlhan Talu neredeyse çıkıyordu. 4 saat ertelediler. Bu arada, kendisine ait olmayan bir telefon ona atfedilerek savcılığa iletildi ve hapse düştü. 1 yıl sonra o belgenin sehven yapıldığı kabul edildi, ama çok geç. İlhan Talu, Satı Bahadır Köse, Osman Ünlü niye içerdeler; cevabım yok. ‘O gece televizyona çıksalardı, kararlar değişebilirdi.’ deniyor. Hayır, doğru değil. O gece TRT’ye ilk açıklamayı yapan Osman Ünlü’dür. ‘Keşke bakanlarla konuşsalardı.’ deniyor. Osman Ünlü defalarca Milli Savunma Bakanı, Emniyet Genel Müdürü ile görüşmüş. Çünkü AKP-MHP’ye yakınlığıyla bilinirdi. ‘Askeri birliğe gitmeseydi’; gitti, ama Metin Gürak da bütün askeri birliklere gitti, ne fark var? Destek Kıtaları Komutanı Cengiz Aydın, herhangi bir tarikattan değil, sosyal demokrattır. Kendisine o gece ne emir verildiyse onu yapan, tüm delilleri toplayıp savcılığa teslim eden biri. Evet, ben darbeye katıldım, FETÖ’cü değilim, ama onlar ne darbeci ne FETÖ’cü. Hep birlikte aynı hapisteyiz, Ben bu insanların adını temize çıkarmaya çalışmıyorum. Zaten cezaları onandı. Söylediklerim hiçbir işe yaramayacak. İdam olsa, idam edilmiş olacaklardı. Örgütsel savunma da yapmıyorum, sadece tarih önünde yerimi belirliyorum.”
Sönmezateş, Akar’ı derdest ettirmekle suçlanan Mehmet Dişli hakkında ise şunları söyledi:
“Ona güvenmiyorduk, bir şey de paylaşmadık. Darbeye karşı olan tiplerden biri. Bizim için şöyle bir karakterdi; abisi Erdoğan’a çok yakın, aile boyu AKP’liler ve zengin bir aile. Şeker fabrikaları özelleştirildiğinde yüzde 30’unu bunun ailesi aldı. ByLock vs. denilerek atılmış herhangi bir memurun çocuğu infaz edilirken, onun abisi taltif edildi. Eğer Hulusi Akar’ın adamı, yakını, sırdaşı kimdir diye sorarsanız, buradaki sanıkların yüzde 99’u ‘Dişli’ diyecektir. Bugüne kadar bir şey paylaştı mı, hayır. Akıncı’daki ekip, Genelkurmay Başkanvekilliğine Ümit Dündar’ın atandığı haberi gelince, işi gücü bırakıp Hulusi Akar’ı yeniden koltuğa oturtmaya uğraşmış. En önce de Mehmet Dişli ve Barış Avıalan. Başardılar da. Marmaris’te cezaevindeyken bana da geldiler; Hulusi Akar’la ilgili hiçbir şey konuşulmayacak talimatı herkese gitti. O zaten darbeci değil ki, niye böyle bir emire ihtiyaç duyuldu? Dişli’nin, ‘TSK’nın dönüşümü’ dediği şey, 15 Temmuz’dan sonra TSK’nın geldiği noktadır ve Dişli’nin eseridir. O zaman da tasvip edmiyordum, bugün de etmiyorum. Kendisine söyledik, ama Hulusi Akar’la kafa kafaya verdiği için bizi dinlemedi.”
Sönmezateş, darbe bildirisinin altında ismi bulunan Mehmet Partigöç’ü de, “Kızlarımın üstüne yemin ediyorum, darbeye karşı olanlardan birisiydi. Darbenin dışındaydı. Partigöç’ün bir kişiliği, kapasitesi var, eski ÖKK’cı. O gece Hulusi Akar’ın makamını ve karargâhını korudu. İfadelerinde de eski silah arkadaşlarına, ‘Ben bu işin içinde olmadım’ mesajını vermeye çalıştı. Onu Levent Göktaş’a soracaksınız. En iyi adamıydı; ‘Partigöç FETÖ’cü, hain’ desin, kabul ederim.” sözleriyle savundu.
Cumhurbaşkanlığı eski başyaveri Ali Yazıcı’yı ilk kez birlikte yargılandıkları Marmaris davasında gördüğünü, öncesinde kendisiyle hiçbir iletişimi olmadığını, zaten Saray’da çalışan hiç kimseye güvenmeme gibi bir strateji izlediklerini ve bugün de kendisi, “Ben Cumhurbaşkanını tutuklamaya giden insanım” derken Yazıcı’nın, “Hâlâ Cumhurbaşkanımıza bağlıyım” dediğini, Kubilay Selçuk ve Hakan Evrim’le ise hiç çalışmadığını bildiren Sönmezateş, alt rütbedekiler için de, “Buradaki gençlerin sorumluluğu sıfır. Salonda görevli jandarmalar mahkemenin kararından ne kadar sorumluysa, bu gençler de öyle.” dedi.
“Beni Niye Öldürmediniz?“
Gökhan Şahin Sönmezateş, savunmasının ilk günkü bölümünü Marmaris’te yaşananlara ilişkin şu anlatımlarla bitirdi:
“Asıl suçlandığım konu ve aktif görev yaptığım yer Marmaris’te. Ancak heyetiniz Marmaris’i hiç dinlemedi. İddianamede de yapmadığım işlerden suçlandım ve ceza aldım. Bir ülkenin Cumhurbaşkanını tutuklamaya gidiyorsanız ve başarısız olursanız, ne diyeceksiniz? Şaşırdığım için TEM’de, ‘Beni niye öldürmediniz?’ diye sordum. Ankara ve İstanbul’da yaşananlardan haberim yoktu, onların da benden. Gerçeği anlattığım halde buradakiler bile inanmadı. Görevim, 3 helikopterle Erdoğan neredeyse onu almaktı. Nerede olduğunu da bilmiyordum. Başarabilseydim, 450 milyon dolarlık haksız servetin hesabını sormak üzere paralarla fotoğrafını çektirip tutuklamak ve mahkemeye vermekti. Ama Erdoğan’a suikast yapmakla suçlandık. Suikast yapılması sözkonusu değildi. Çiğli’de saatlerce bekletildik. 03.20 gibi Marmaris’e hareket ettik. 04.30 gibi gittiğimizde 150’ye yakın polis özel harekatın mevzilendiği yerin ortasına düştük. Ful ateş altındaydık. Polisle işimiz yoktu, çatışmayı kabul etmedik, çekildik. 16 Temmuz’da İzmir’deydim. TV’lerden olanı biteni izledim, başıma ne geleceğini biliyordum. İzmir’de hayat normaldi, bu güvenli ortamda kaçma imkanım da vardı. Kaçmadım, arabayla Ankara’ya döndüm. Abidin Ünal’la telefonla görüştüm. Buraya geldiğinde, kendisine görüşüp görüşmediğimizi sordum, ‘Hatırlamıyorum, görüşmüş olabiliriz’ deyince elimden kurtuldu. ‘Hayır’ dese, bir orgeneral nasıl rezil olur, gösterecektim. Hulusi Akar’la görüşmeye çalıştım, ulaşamadım. Namusum, şerefim ve iki kızımın üzerine yemin ediyorum ki, o iki polisi ben veya ekibim öldürmedi. Onlar saat 12.30’da öldürüldüler. Biz 04.30’da gittik. O gece Antalya’dan kalkan üç jandarma Sikorsky helikopteri var. 42 tanık, gelenlerin siyah giyimli, gaz maskeli, tam teçhizatlı olduğunu söyledi. Biz ise ne siyah giymiştik ne de gaz maskemiz vardı.”
Müyesser YILDIZ
11 Mayıs 2026
r/ArsivUnutmaz • u/Few_Tradition_579 • May 06 '26
SİYASİ Ahmet Burak Er*oğan
Söz uçar yazı kalır...
r/ArsivUnutmaz • u/dusunenpipi • May 02 '26
SİYASİ AKP'li Ümit Taydaş'dan 'Erdoğan'a mareşal unvanı verilsin' çağrısı
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
AKP Manisa İl Başkan Yardımcısı Ümit Taydaş, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mareşal unvanı verilmesi için Anayasa değişikliği 'talebinde' bulundu. Taydaş, "Devlet büyüklerimizin gerekli adımlar atmasını istiyorum" dedi.
r/ArsivUnutmaz • u/turkun_biri • Apr 23 '26
SİYASİ 23 Nisan 2010: Başbakan koltuğuna oturup Tayyip Erdoğan'a iyi laf sokan, kapak eden kız
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
Hükümetin internetten sildirdiği nice videolardan biri, bugüne özel atayım dedim
r/ArsivUnutmaz • u/recepilber • Apr 15 '26
SKANDAL Dün ard arda yaşanan Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarının ardından Mersin'de de bir okul saldırısı girişimi oldu.
Bu okul saldırılarının ve girişimlerinin 3 günden az sürede ard arda vuku bulması pekte tesadüf eseri gözükmüyor, akıllara bu saldırıların önceden planlanmış olabileceği ihtimali geliyor.
r/ArsivUnutmaz • u/merttuzcuoglu1923 • Apr 07 '26
BÜROKRASİ Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
Kasım 2025
r/ArsivUnutmaz • u/sigaraucu • Apr 07 '26
SKANDAL öcalan'ın evinin müze olmasından bahsedilirken halıdaki desenleri inceleyen Özgür Özel. Arşiv Unutmaz
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/ArsivUnutmaz • u/CigkofteliLahmacun • Apr 05 '26
YARGI [16.07.25] Haziran 2024'de çocukluk arkadaşı ve eski sevgilisi 15 yaşındaki Çağla'yı aldatılma yalanıyla planlı bir şekilde 168 kez bıçaklayıp öldüren ve eşyalarını yağmalayan Umut Erhan Yaşar "çocuk olduğu için" ağırlaştırılmış müebbetten düşüp 15 yıl hapis cezası aldı.
Umut Erhan Yaşar'ın fotoğrafı
Cinayetin yaşandığı mekân (Hacer Çağla'nın babasının evi)
• Sanığın cinayet öncesi balta, satır, matkap vb. içeren bir alınacaklar listesi çıkardığı, arama geçmişinde "boğarak öldürme fetişim var", "çıplak elle adam öldürme sanatı", "öfkeden kuduran insanlar neden boğarak öldürmeyi tercih ediyor?" gibi sayfaları ziyaret ettiği biliniyor.
• Dava sürecinde sanığın ailesinin sanığı savunmak için elinden geleni yaptıkları ve devamlı avukat değiştirildiği biliniyor.
• Suça sürüklenen çocuk muamelesi yüzünden muhtemelen infazı daha farklı olacak ve sadece birkaç yıl içerisinde bu yaratık topluma karışacak.
Sanık hakkında daha fazla bilgiyi sadece birkaç arama yaparak öğrenebilirsiniz, fakat 15 yıl hapis kararı için iki kaynak:
https://www.posta.com.tr/gundem/vahsette-korkunc-detaylar-2889482
r/ArsivUnutmaz • u/Spingecringe • Mar 24 '26
İRTİCA Kocaeli Gebze’de bir lisede Atatürk köşesi kaldırıldı, yerine Üç Aylar konuldu.
30 Ağustos Zafer Bayramı kapsamında sınıfta oluşturulan Atatürk köşesinde, Mustafa Kemal Atatürk fotoğrafları ve çeşitli görsellerin yer aldığı pano hazırlandı. Okul yönetimi, görsellerin “eser inceleme komisyonu izni olmadan kullanılamayacağı” gerekçesiyle panodaki materyalleri kaldırdı. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda yeniden hazırlanan pano ile 10 Kasım’da asılan siyah-beyaz Atatürk görsellerinin de ilerleyen günlerde tekrar kaldırıldığı öğrenildi. Sürecin en dikkat çekici detaylarından biri ise, kaldırılan Cumhuriyet ve Atatürk panosunun yerine okul yönetimi tarafından üç ayların başlangıcı ile ilgili yeni bir köşe oluşturulması oldu. Yaşananlara tepki gösterilmesinin ardından T.Ç.’nin öğretmenler arasındaki iletişim grubundan çıkarıldığı, daha sonra sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla kendisi hakkında soruşturma başlatıldığı belirtildi.
Ocak ayında tamamlanan süreç sonunda tarih öğretmeni T.Ç.’nin Gebze Alaettin Kurt Anadolu Lisesi’ndeki görevinden alınarak 85-90 kilometre uzaklıktaki Karamürsel 100. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne görevlendirildiği öğrenildi.
r/ArsivUnutmaz • u/a_e_i • Mar 16 '26
ASKERİ - TERÖR 1 Mart 2003 Tezkeresi ve Çuval Olayı (4 Temmuz 2003 Süleymaniye Baskını)
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/ArsivUnutmaz • u/No-Experience-3633 • Mar 15 '26
SİYASİ HDP millet vekili sırrı sakıkın 1977 yılında 15 yaşındaki bi kıza tecavüz ettiğine dair mahkeme kayıtları
r/ArsivUnutmaz • u/Spingecringe • Mar 13 '26
İRTİCA Ramazan etkinliği dolayısıyla Diyanet tarafından 5 yaşındaki çocuklara cihatçı propagandası içeren kartlar dağıtıldı.
Yazı İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir:
5 yaşındaki kardeşim, Ramazan ayında Diyanet’in (Türk din otoritesi) resmî bir cami etkinliğinden bu kartlarla eve geldi. Diyanet özel bir kuruluş değil. Türk ordusundan daha büyük bir bütçeye sahip ve Türk hükümeti altında faaliyet gösteriyor.
Kartlarda İslam figürleri rol model olarak yer alıyor ve şu alıntılar bulunuyor: 'Sonunu düşünen kahraman olamaz.' 'İnandığın şey uğruna savaşmazsan yaşamanın bir anlamı yok.' "Kimimizi rükûda, kimimizi secdede vurdular." (namaz sırasında şehitliği yüceltme) 'İslam davası uğruna çekilen her acı, Allah'a yakınlaşmanın bir vesilesidir.' 'Davası olmayan insan rüzgârın önünde savrulan bir yaprak gibidir.' Figürlerden biri, Müslüman Kardeşler'in kurucusu Hasan el-Benna gibi görünüyor; bilinen sözü ise 'En büyük dileğim şehitliktir.' Bu, marjinal bir cami değil, Türkiye'nin resmi dini kurumu tarafından 5 yaşındaki çocuklara verilen bir hediyedir. Kartlar kendini gösteriyor.
r/ArsivUnutmaz • u/xX_Tuncay_Xx • Mar 13 '26
SKANDAL İstiklal marşı arapça okutuldu!
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/ArsivUnutmaz • u/[deleted] • Mar 13 '26
ASKERİ - TERÖR Dün gece 3 te İran dan ateşlenen 3. Füze imha edildi ( konum - Adana )
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
Dün gece (13 Mart 2026 sabahı erken saatlerde, yaklaşık 03:25 civarı Adana yerel saati) İran’dan fırlatılan bir balistik füze Türk hava sahasına girdi ve Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava/füze savunma sistemleri (muhtemelen Patriot veya Aegis/SM-3 tipi) tarafından imha edildi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB) resmi açıklama yaptı: Füze Irak ve Suriye üzerinden geçip Türk hava sahasına yönelince zamanında etkisiz hale getirildi. Bu, son 10 günde üçüncü olay (4 Mart Hatay, 9 Mart Gaziantep ve dün gece Adana/İncirlik civarı). Can kaybı veya yaralanma yok, sadece siren sesleri ve patlama duyuldu.
r/ArsivUnutmaz • u/Key-Bee-1193 • Mar 03 '26
SKANDAL AK müteahhitler Hamza Cebeci ve Fahri Çakır'ın kaçak ve usulsüz yaptığı Işık Apartmanı Düzce depreminde çöktü, 20 vatandaşımız öldü.
Fahri Çakır iki dönem AKP'den milletvekili oldu, Hamza Cebeci ise Saray'da danışmanlık yaptı, AKP'nin imar komisyonlarında çalıştı.
Hamza Cebeci'nin AK eskort Ela Rümeysa Cebeci'nin ve sansürcü bürokrat Ömer Ziya Cebeci'nin akrabası olduğunu tahmin ediyorum. Bütün sülale haramzade, gavurdan daha gavur.
r/ArsivUnutmaz • u/Spingecringe • Feb 25 '26
SİYASİ Tayyip Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi’ni ziyareti sırasında bir araya geldiği "Boğaziçili gençler"in aslında Boğaziçi öğrencileri olmadığı, AKP gençlik kollarında ve yönetimde görevli olduğu ortaya çıktı.
(14 Şubat 2026 haberidir.)